Blockchain Teknoloji Nedir ve Dünyayı Nasıl Değiştirdi?

Bitcoin'in arkasındaki teknoloji olan Blockchain, insanların farkındalığını artırmıştır. Blockchain'in yalnızca kripto para birimlerinde değil; akıllı sözleşmeler, kimlikler, anlaşmalar, mülkiyet hakları ve daha bir çok kullanım alanları mevcuttur.

Hükümetler ve bankalar Blockchain'i incelemeye ve onu gerçek dünyada uygulamaya başlamıştır. Birkaç blok zinciri şirketine milyarlarca doların üzerinde yatırım yapılmıştır. Bu yazıda, Blockchain teknolojisinin dünyayı nasıl değiştirdiği gelişimi incelenmiştir.

Blockchain'in ilk günleri (1991'den beri) 

Blockchain teknolojisi fikri ilk olarak 1991 yılında iki araştırmacı bilim adamı Stuart Haber ve W. Scott Stornetta tarafından tanıtılmıştır. Veri ve belgelerin üzerlerine zaman damgası koyarak eski tarihli veya bozulmamış olması için bir çözümolarak bunu kullanmışlardır. 

Bilgi içeren bir blok zinciridir. Yeni veriler geldikçe yeni bir bloğa girilmektedir. Blok verilerle dolduğunda, önceki bloğa zincirlenmektedir, bu da verilerin kronolojik sırayla birbirine zincirlenmesini sağlamaktadır.

Bu şifreleme çözümü, zincirde depolanan veri ve belgelerin güvenliğini sağlamaktadır. Ancak, Blockchain teknolojisi o zamanlar popüler değildi ve genellikle nadiren kullanılıyordu.

Yeniden Kullanılabilir İş Kanıtı (1990'lardan beri)

Yeniden Kullanılabilir İş Kanıtı (proof-of-work), Hal Finney'nin bir icadıydı. Dijital nakit tarihinde önemli bir adımdı ve Bitcoin'in öncüsüydü.

1990'larda Hal Finney, dijital paranın değerine onu veren kuruluş tarafından karar verilmemesi gerektiğine dair bir fikre sahipti. Bu dijital nakit arzı, Bitcoin Ağı'na benzer şekilde dijital nakit birimlerini iş kanıtı (proof-of-work) olarak tanımlayarak oluşturulmasını zorlaştırmak için sınırlıdır (Bitcoin arzı 21 milyon ile sınırlıdır). 

Bitcoin Ağı (2009'dan beri) 

2008'deki finansal çöküş, insanların hükümete ve bankacılık sistemlerine olan güvenini kaybetmesine neden oldu. Merkez bankası para basmaya ve finansal sisteme enjekte etmeye başladı. İnsanların itibari paranın devalüasyonu konusunda farkındalığını artırdı.

O anda, “Satoshi Nakamoto” takma adını kullanan bir kişi, bir kriptografi topluluğuna merkezi olmayan bir eşler arası elektronik nakit sistemini tanıttı.

Kullanıcıların herhangi bir aracı olmadan dijital para gönderip almalarını sağlayan Blockchain teknolojisine dayanan yeni sisteme “Bitcoin” adı verildi. Ayrıca,hesapları yöneten, işlemi doğrulayan ve Bitcoin miktarını kontrol eden bankalar ve hükümetler gibi merkezi bir kuruluş bu sistemde bulunmamaktaydı. 

Bunun yerine Bitcoin sistemi artık dünya çapında dağıtılmış binlerce bilgisayar tarafından çalıştırılmaktadır. İşlemler, ağ düğümleri tarafından kriptografi yoluyla doğrulanmakta ve Bitcoin Blockchain'e kaydedilmektedir. Ödül olarak Bitcoin almak için ağdaki işlemleri doğrulamak için iş kanıtı (proof-of-work) mekanizmasına katılmak mümkündür. Herkesin bu ekosisteme katılma imkanı bulunmaktadır.

3 Ocak 2009'da, ilk Bitcoin bloğu Satoshi Nakamoto tarafından çıkarıldı ve 50 Bitcoin'lik bir ödül kazanıldı. 2009'da Florida'daki bir pizza restoranında 10.000 Bitcoin ile iki pizza satın alma işlemi gerçekleştirildi. Bitcoin'in gerçek dünyada alışveriş ile kullanımına ilk örnek bu durumdu.

Ethereum (Blockchain 2.0, 2015'ten beri) 

2013 yılında Bitcoin Magazine'in programcısı ve kurucu ortağı olan Vitalik Buterin, Bitcoin Blockchain'in sadece finansal bir sistem olarak değil, daha geniş bir uygulamaya sahip olması için bir güncellemeye ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Ancak toplumda uzlaşma sağlayamadı. Ardından Vitalik, yeni bir blockchain tabanlı bilgi işlem platformu geliştirme fikrini sunan Ethereum White Paper'ını tanıttı. 2014'teki ICO ve geliştirme yoluyla, Ethereum 30 Temmuz 2015'te piyasaya sürüldü.

Ethereum'un yeniliği, akıllı sözleşmelerin tanıtılmasıdır. Gerçek dünyadaki sözleşmeler gibi akıllı sözleşmeler oluşturulabilmektedir. Aslında bir Blockchain içinde kendi kendini yöneten küçük bilgisayar programlarıdır.

Gerçek dünyadaki iki ayrı kuruluş tarafından yönetilen ve üçüncü bir tarafça düzenlenen sözleşmelerden tamamen farklıdır. Akıllı sözleşme sayesinde düzenleme maliyeti ve güvenilmezlik önlenebilmektedir.

Ethereum'un kripto para birimine Etherereum (ETH) denilmektedir. Akıllı sözleşmeleri yürütmek için harcanan hesaplama gücünün ücretlerini ödemek için kullanılmaktadır. ETH, Bitcoin gibi hesaplar arasında da transfer edilebilmektedir.

Örneğin geliştiriciler, Ethereum blok zinciri içinde çalışan uygulamalar oluşturabilir ve yayınlayabilir. Bu uygulamalara merkezi olmayan uygulamalar (D-Apps) denilmektedir. Geliştiriciler, D-Apps'in çalışmasını güvence altına almak için ETH ödemek zorundadır.

Sosyal medya platformları ve finansal borsalar dahil olmak üzere yüzlerce DApp artık Ethereum platformunda çalışmaktadır.

Bitcoin, Blockchain teknolojisinin altında yatan eşler arası bir elektronik finansal sistemdir ve Ethereum, Blockchain teknolojisinin kullanımını finansal sistemden akıllı sözleşmelere, anlaşmalara ve D-Apps'e kadar genişletmektedir.

Blockchain'in geleceği 

Bitcoin ağı ve Ethereum'un tanıtılmasıyla birlikte finansal sistemin ve akıllı sözleşmenin gelişimi açıkça görüldü. Blockchain teknolojisinin en popüler işlevleri bunlardır. Ancak dağıtık defterlerin ve blok zincirlerinin uygulamaları sınırsızdır.

Gelecekte Blockchain teknolojisinin üçüncü gelişme aşaması olan Blockchain 3.0 çok yakında gelecektir. Blockchain teknolojisine ilgi de her geçen gün arttmaktadır. Birkaç blockchain şirketine milyarlarca doların üzerinde yatırım yapılmıştır ve endüstri hızla büyümektedir.

Blockchain 3.0 dünyasında,Blockchain'in daha geniş çaplı kullanım alanları görülebilecektir. Büyük işletmeler ve otoriteler teknolojiyi günlük hayatta uygulayabileceklerdir. Örneğin, Blockchain teknolojisi ile verilerin ve hassas bilgilerin gizliliği nasıl yönetilir ve güvence altına alınır? Basit ve etkili bir çözüm gereklidir.

Şu anda var olan kullanım alanlarına örnekler:

Gıda Güvenliği – Dağıtılmış defter teknolojisinin (DLT) tanıtılmasıyla gıda ürününün test sonucu dahil tüm bilgileri Blockchain'e kaydedilebilmektedir. Kayıtlar izlenebilmekte ve hesap verebilir olmakta ve herhangi bir tarafça değiştirilmesi zor hale gelmektedir. Gıda ürünlerinin şeffaflığı ve müşterilerin bilgi edinme hakkı güvence altına alınmıştır.

Sağlık - Blockchain teknolojisi, hasta kayıtlarının yönetimini ve saklanmasını optimize edebilmektedir. Hastane sisteminin verimliliğini iyileştirme gücü olabilmektedir.

Oyun – Blockchain teknolojisi ile Game-Fi giderek daha popüler hale gelmektedir. GameFi, kullanıcıların “kazanmak için oynamasına” izin veren merkezi olmayan bir oyun ekosistemidir. Oyuncular işlemler yoluyla, oyundaki varlıkları satın alarak veya oyun dünyasının kripto paralarına yatırım yaparak para kazanabilmektedirler.